Emrah Bozkurt
Uzun süredir düşünüyorum, yazıyorum, üretiyorum ve bunları farklı mecralarda paylaşıyorum. Akademik makaleler, kısa düşünce notları, analizler, kurs içerikleri ve videolar; birbirinden kopuk değil, aynı düşünsel sürecin farklı ifade biçimleri olarak ortaya çıkıyor. Zaman zaman belirli kavramlar etrafında yoğunlaşıyor, zaman zaman daha serbest sorgulamalara yöneliyorum. Yazmak, benim için sonuç üretmekten çok düşünceyi hareket hâlinde tutmanın bir yolu. Bu site, ürettiğim içeriklerin bir araya geldiği merkezi bir... Devamı →
Aydınlanmacılık Hareketi’nin Gelişimi: Akıl, Özgürlük ve Modern Düşüncenin İnşası
Bu makale, Aydınlanmacılık Hareketi’nin gelişimini XVII. ve XVIII. yüzyıl düşünürleri üzerinden izleyerek; aklın merkezileşmesi, siyasal otoritenin yeniden tanımlanması ve ahlâkın seküler temeller üzerine oturtulması sürecini felsefi bir bütünlük içinde analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Avrupa'da Bilimin Yükselişi: Modern Zihnin Doğuşu ve Doğa Tasavvurunun Dönüşümü
Bu makale, bilimin yükselişini yalnızca teknik bir ilerleme olarak değil; insanın doğayı, Tanrı’yı ve kendisini algılama biçimini kökten dönüştüren zihinsel bir devrim olarak ele almakta ve modern düşüncenin nasıl şekillendiğini felsefi bir perspektifle analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Aydınlanmacılık Hareketi’nin Ortaya Çıkışı: Akıl, Bilim ve Yeni Dünya Tasavvuru
Bu makale, Aydınlanmacılık Hareketi’nin ortaya çıkışını; Ortaçağ’ın teolojik ve otorite temelli dünya görüşünün çözülmesi, bilimin yükselişi ve insan aklının bağımsız bir bilgi kaynağı olarak merkezileşmesi bağlamında ele almakta ve modern düşüncenin temellerinin nasıl atıldığını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Yeni Dünya'nın Bulunmasının Avrupaya Etkileri
Bu makale, Yeni Dünya’nın keşfinin Avrupa’da yalnızca coğrafi bir genişleme değil, aynı zamanda dinî, felsefi ve ahlâkî bir kriz yarattığını ele alarak; insanın kökeni, doğanın yapısı ve evrensel değerler konusundaki yerleşik kabullerin nasıl sarsıldığını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Reform Hareketi: Dinsel Otoritenin Çözülüşü ve Modern Bireyin Doğuşu
Bu makale, Reform Hareketi’ni yalnızca bir dinî ayrışma olarak değil; bireyin vicdan özgürlüğünü, siyasal otoritenin dönüşümünü ve modern düşüncenin doğuşunu hazırlayan çok boyutlu bir kırılma olarak ele almaktadır. Reform’un Avrupa toplumlarında yarattığı teolojik, siyasal ve zihinsel etkiler, Aydınlanmacılık Hareketi’ne giden yol bağlamında analiz edilmektedir.
Tamamını Oku
Kuzey Rönesansı: Desiderius Erasmus ve Thomas More ile Ahlâklı Hümanizmin İnşası
Bu makale, Kuzey Rönesansı’nı İtalyan Rönesansı’ndan ayıran temel zihniyet farklarını Desiderius Erasmus ve Thomas More’un düşünceleri üzerinden inceleyerek; ahlâk, dinî duyarlılık ve toplumsal barış vurgusunun Aydınlanmacılık Hareketi’nin entelektüel zeminini nasıl hazırladığını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Niccolò Machiavelli: Modern Siyasetin Ahlâktan Kopuşu ve Devletin İnsani Temeli
Bu makale, Niccolò Machiavelli’yi modern siyaset felsefesinin kurucu figürlerinden biri olarak ele alarak; ahlâk ile siyaseti bilinçli biçimde ayıran devlet anlayışını, insan doğasına dair gerçekçi tespitlerini ve iktidarın meşruiyetini ilahi değil insani temellere dayandıran yaklaşımını tarihsel ve felsefi bağlamda analiz etmektedir.
Tamamını Oku
İtalyan Rönesansı: Antik Miras, Şehir Devletleri ve Modern Zihnin Doğuşu
Bu makale, İtalyan Rönesansı’nı Batı düşüncesinin ilk büyük yeniden doğuşu olarak ele alarak; Bizans üzerinden aktarılan Antik mirasın, İtalya’daki şehir devletlerinin siyasal yapısının ve atölye merkezli üretim kültürünün modern zihniyetin oluşumundaki belirleyici rolünü analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Hümanizm: İnsanın Merkeze Alındığı Yeni Bir Dünya Tasavvuru
Bu makale, Hümanizmi insanı değerlerin ölçüsü olarak merkeze alan bir düşünce yönelimi şeklinde ele alarak; Ortaçağ’ın Tanrı merkezli dünya tasavvurundan kopuşu, bireyselliğin yükselişini ve bilginin evrenselleşmesini tarihsel ve felsefi bağlamda incelemektedir.
Tamamını Oku
Rönesans: Ortaçağ’dan Modern Çağ’a Geçişte Yeni İnsan ve Yeni Dünya Tasavvuru
Bu makale, Rönesans’ı Ortaçağ’dan Modern Çağ’a geçişte belirleyici bir zihniyet dönüşümü olarak ele alarak; skolastik düşüncenin çözülüşünü, hümanizmin yükselişini, bireyin merkeze alınmasını ve doğa merkezli yeni bir dünya tasavvurunun ortaya çıkışını tarihsel ve felsefi bir perspektifle incelemektedir.
Tamamını Oku
Aydınlanma Dönemi Hayat Algısındaki Değişim: Büyüden Deneye, Otoriteden Akla
Bu makale, Aydınlanma döneminde hayat algısında meydana gelen köklü dönüşümü ele alarak; büyüsel ve mistik bilgi anlayışından deneysel ve teknik bilgiye geçişi, bilginin gizli ve seçkinci bir yapıdan kamusal ve ilerlemeci bir niteliğe bürünmesini felsefi ve tarihsel bağlamda analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Aydınlanmacılık Hareketi'nin Tarihsel Alt Yapısı
Aydınlanmacılık Hareketi, yalnızca XVIII. yüzyılın ani bir düşünsel kopuşu değil; Ortaçağ skolastiğinin çözülmesi, Rönesans’ın insan merkezli bakışı, Reform’un otoriteyi sorgulayan tavrı ve bilimin sistematik yükselişiyle şekillenen uzun bir tarihsel sürecin ürünüdür. Bu makale, Aydınlanma düşüncesinin arka planını oluşturan felsefi, toplumsal ve zihinsel dönüşümleri bütüncül bir perspektifle ele almaktadır.
Tamamını Oku
Ortaçağ Aydınlığı / Karanlığı: Modern Anlatılar Arasında Ortaçağ Avrupa’sını Yeniden Düşünmek
Bu makale, Ortaçağ’ın “karanlık çağ” olarak tanımlanmasının tarihsel ve ideolojik kökenlerini sorgulayarak; dönemin hem baskıcı uygulamalarını hem de akıl, birey ve düşünce açısından barındırdığı aydınlık unsurları birlikte ele almaktadır. Ortaçağ’ın tek boyutlu anlatılarla açıklanamayacağını savunan çalışma, modernite merkezli tarih okumalarına eleştirel bir perspektif sunmaktadır.
Tamamını Oku
Thomas Aquinas Özelinde Ortaçağ Felsefesinin Çerçevesi ve Mirası: Akıl ile İmanın Sentezi
Bu makale, Thomas Aquinas’ı Ortaçağ felsefesinin doruk noktası olarak ele alarak; onun Aristoteles felsefesi ile Hristiyan teolojisi arasında kurduğu sentezi, yasa ve iktidar anlayışını, akıl–iman ilişkisine getirdiği dengeyi ve sonraki dönemler üzerindeki kalıcı etkisini felsefi ve siyasal boyutlarıyla incelemektedir.
Tamamını Oku
Aristoteles Tercümelerinin Avrupa’ya Etkisi: İslâm Dünyasından Batı’ya Düşünsel Bir Uyanış
Bu makale, Aristoteles’in eserlerinin İslâm dünyasında yorumlanarak Avrupa’ya aktarılmasının, Ortaçağ Batı düşüncesinde yarattığı köklü dönüşümü ele almakta; İbn Sînâ ve İbn Rüşd’ün etkisi, skolastik felsefenin şekillenmesi ve Kilise–felsefe çatışması bağlamında Avrupa entelektüel uyanışının felsefi temellerini analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Antikçağ Felsefesinin Ortaçağ Felsefesine Etkisi
Bu makale, Ortaçağ felsefesinin Antikçağ düşüncesinden kopuk olmadığını; aksine Platon, Aristoteles ve Stoacı mirasın Hristiyan teolojisi içinde yeniden yorumlanarak sürdürüldüğünü savunmakta, akıl–inanç ilişkisi, bilgi anlayışı ve düşünsel yöntemler üzerinden bu süreklilik ve dönüşümü felsefi açıdan analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Ortaçağ Avrupa Felsefesi: İnanç, Akıl ve Toplumsal Düzen Arasında Bir Düşünce Geleneği
Ortaçağ Avrupa felsefesi, Antikçağ’dan devralınan düşünsel mirasın Hristiyan teolojisiyle yeniden yorumlandığı, aklın büyük ölçüde inancın hizmetine girdiği bir felsefi dönemdir. Bu makale, Ortaçağ düşüncesinin temel karakterini, skolastik yöntemi, Aristoteles ve Platon etkisini, Kilise–devlet ilişkisini ve birey anlayışını tarihsel ve felsefi bağlamı içinde ele almaktadır.
Tamamını Oku
Toplumsal Devinimlerde Biraradalık Perspektifi: Dogma, Hareket ve Döngüsel Değişim
Bu makale, toplumsal değişimleri doğrusal neden–sonuç ilişkileriyle değil, karşıt unsurların zorunlu biraradalığı üzerinden açıklayan “Biraradalık Perspektifi”ni ele almakta; dogmaların kendi karşıtlarını doğurduğunu, hareketin zamanla durağanlaşıp yeni bir dogmaya dönüştüğünü ve bu sürecin Aydınlanmacılık örneğinde nasıl işlediğini felsefi ve tarihsel açıdan analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Aydınlanmacılık Nedir? Akıl, İtaat ve Özgürleşme Arasında Modern Düşüncenin Doğuşu
Bu makale, Aydınlanmacılığı yalnızca XVIII. yüzyıla ait bir düşünce hareketi olarak değil, insanın aklı merkeze alarak otoriteye karşı konumlanmasının tarihsel ve felsefi bir süreci olarak ele almakta; itaat, özgürleşme ve erginleşme kavramları üzerinden Aydınlanmacı düşüncenin temel karakterini analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Avrupa’da Aydınlanmacılık Hareketi’nin Ortaya Çıkışı: Ortaçağ’dan Modern Düşünceye Geçiş
Bu makale, Avrupa’da Aydınlanmacılık Hareketi’nin ani bir kırılma değil, Ortaçağ düşüncesi, Rönesans, Reform ve Bilimin Yükselişi ile şekillenen uzun bir tarihsel ve felsefi sürecin sonucu olduğunu savunmakta; merkez değerlerin değişimi, aklın otoriteye karşı konumlanışı ve “itaat–özgürlük” gerilimi üzerinden Aydınlanmacı düşüncenin doğuşunu incelemektedir.
Tamamını Oku
Teistik Bir Paradoksa Eleştiri: Tanrı’nın Zorunlulukları ve Doğası Yanılsaması
Bu makale, Tanrı’ya “doğa” ve zorunlu yaratım yüklemenin teistik düşüncede derin bir çelişki ürettiğini savunarak, Tanrı’nın yaratımının doğasından değil iradesinden kaynaklandığını; Tanrı’nın formlar, yasalar ve zorunluluklar ötesinde “formsuz bir zemin” olarak düşünülmesi gerektiğini ontolojik ve epistemolojik temellerle ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Hakikat, Gerçek ve Gerçeklik; Gerçekliğin Ötesine Yolculuk: Hakikatin ve Gerçeğin Sınırları
Bu makale, sıkça birbirinin yerine kullanılan “hakikat”, “gerçek” ve “gerçeklik” kavramlarının aslında farklı varlık ve bilgi düzlemlerine karşılık geldiğini savunarak; hakikatin mutlak ve aşkın bir düzlemde konumlandığını, gerçeğin bağlamsal ve deneyimlenebilir olduğunu, gerçekliğin ise bireyin zihinsel ve epistemolojik çerçevesi içinde inşa edilen göreli bir model olduğunu felsefi temellerle ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Hangi Tanrı? Epistemolojik Tasavvurların Ötesinde Ontolojik Gerçekliğe Bir Yolculuk
Bu makale, Tanrı hakkında yapılan çağdaş tartışmalarda yaşanan kavramsal karmaşanın temelinde, epistemolojik tasavvurların ontolojik gerçeklikle karıştırılmasının yattığını savunarak, Tanrı’nın insan zihninde çoğul biçimlerde tasavvur edilmesinin ontolojik bir çokluk anlamına gelmediğini; aksine Tanrı’nın zorunlu olarak tek, aşkın, nedensellik ve sayılabilirlik dışı bir varlık olarak düşünülmesi gerektiğini rasyonel ve metafizik temellerle ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Boşlukların Tanrısı Argümanına Eleştirel Bir Yaklaşım
Bu makale, Tanrı inancını bilimin henüz açıklayamadığı alanlara sıkıştıran “Boşlukların Tanrısı” argümanının, hem bilimin metodolojik sınırlarını hem de Tanrı’nın metafizik konumunu yanlış kavradığını savunarak, Tanrı’nın bilinmeyenlerin değil, varlığın tamamının anlam ve zorunluluk zemini olduğunu ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Dinsiz Tanrı; Tanrı, Din ve İnanç: Kavramsal Ayrışma ve Varoluşsal Sorgulama
Bu makale, Tanrı inancının bireysel ve içsel bir ilişki olarak din kavramından ayrıştırılması gerektiğini savunarak, din olmadan Tanrı’ya inanmanın ve Tanrı inancı olmadan da toplumsal düzen kuran dinî–etik sistemlerin tarihsel ve felsefi olarak mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Metafiziksel Modellerin Bütünsel Değerlendirilmesi: İSLAM DÜŞÜNCESİ ve TANRI TASAVVURU
Bu makale, İslam düşüncesinde Tanrı tasavvurunun tekil argümanlar üzerinden değil; özgür irade, imtihan, ahiret, kader ve adalet gibi kavramlarla kurduğu bütünsel ilişki çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, parçacı okumaların metafiziksel modelleri hem yanlış anladığını hem de hatalı eleştirilere yol açtığını ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Ateist ve Agnostiklerin Tanrı Algısındaki Hatalar Üzerine Bir İnceleme: Tanrı'yı Üst İnsan Gibi Tasavvur Etmek
Bu makale, ateist ve agnostik söylemlerde Tanrı’nın bilinçaltında bir “üst insan” gibi modellenmesinin, felsefi tartışmaları nasıl indirgemeci ve tutarsız hâle getirdiğini ortaya koyarak, Tanrı’nın ontolojik gerçekliği ile insan zihninde oluşan epistemolojik tasavvurlar arasındaki farkın göz ardı edilmesinin temel bir kavramsal hata olduğunu savunmaktadır.
Tamamını Oku
Ateist ve Agnostik Söylemlerin Mantıksal Çıkmazı: Felsefe, Rasyonalite ve Tanrı Tartışmaları
Bu makale, ateist ve agnostik çevrelerde Tanrı üzerine yapılan tartışmaların büyük ölçüde kavramsal tutarlılıktan ve felsefi rasyonaliteden uzaklaştığını savunarak, Tanrı’yı reddederken aynı anda onun eylemleri üzerinden yargıda bulunmanın ciddi bir mantıksal çelişki oluşturduğunu ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Soru Kalıplarının Felsefi Anatomisi
Bu makale, günlük dilde birbirinin yerine kullanılan “neden”, “niçin”, “niye” ve “nasıl” soru kalıplarının felsefi olarak aynı anlamı taşımadığını savunarak, bu soruların nedensellik, amaç, anlam ve yöntem eksenlerinde üstlendikleri düşünsel işlevleri analiz etmektedir. Çalışma, yanlış soru kalıplarıyla doğru cevaplara ulaşılamayacağını göstererek, felsefi düşünmenin temelinin doğru soru sorma yetisi olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Tamamını Oku
Disteizm
Bu makale, Disteizm’in kötülük probleminden hareketle Tanrı’yı kötü ya da kayıtsız olarak konumlandırmasının felsefi açıdan tutarsız olduğunu; bu yaklaşımın sistematik bir öğreti olmaktan çok sosyo-psikolojik ve varoluşsal bir tepki biçimi olarak ortaya çıktığını savunmaktadır.
Tamamını Oku
Biliyor muyuz, Yoksa Güveniyor muyuz?
Bu makale, “bilmek” ile “güvenmek” arasındaki farkı sorgulayarak, bilimsel, tarihsel ve dinî bilgilerin büyük ölçüde doğrudan deneyimden değil, uzmanlara ve kurumsal yapılara duyulan güven üzerinden kabul edildiğini tartışmaktadır.
Tamamını Oku
Felsefe, Bilim ve Teoloji: Hangi Sorulara Cevap Verebilir?
Bu makale, bilim, felsefe ve teolojinin hangi tür sorulara cevap verebileceğini yöntemsel sınırlarıyla ortaya koyarak “nasıl–neden” yanılgısının tartışmalarda yol açtığı sorunları analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Türklerde Veraset Usulü ve Siyaseten Katl Şehzade Mustafa'nın Katli Meselesi
Bu makale, Osmanlı Devleti’nde veraset usulü ve siyaseten katl anlayışını tarihsel bir çerçevede ele alarak Şehzade Mustafa’nın katli meselesini incelemektedir. Olay; yalnızca bir entrika ya da bireysel karar olarak değil, dönemin siyasi yapısı, hukuk anlayışı ve iktidar psikolojisi bağlamında değerlendirilmekte, farklı tarihsel yorumlar birlikte ele alınmaktadır.
Tamamını Oku
Kapitalizm'in Doğuşu: Ortaya Çıkışından XX. Yüzyıla Kadar; Mücadelesi ve Paradigmaları
Bu makale, kapitalizmin feodal toplumdan doğuşunu, ticari ve sanayi kapitalizmi aşamalarını ve XX. yüzyıla kadar geçirdiği dönüşümleri tarihsel ve düşünsel bir perspektifle ele almaktadır. Kapitalizmin yalnızca bir ekonomik sistem değil, aynı zamanda toplumsal, siyasal ve felsefi bir paradigma olarak nasıl şekillendiği; ona yöneltilen eleştiriler ve karşı ideolojiler bağlamında analiz edilmektedir.
Tamamını Oku
Ahlâk Felsefesi ve Søren Kierkegaard
Bu makale, Søren Kierkegaard’ın ahlâk felsefesini estetik ve ahlâksal yaşam ayrımı üzerinden inceleyerek, ahlâkın bireyin kendini seçmesi, sorumluluk üstlenmesi ve evrensel olana yönelmesiyle mümkün hâle geldiğini savunmaktadır.
Tamamını Oku
Estetik Felsefesi ve Søren Kierkegaard
Bu makale, estetik felsefesinin temel problemlerini güzellik ve estetik yargı tartışmaları üzerinden ele alarak, Søren Kierkegaard’ın estetik yaşam biçimini varoluş, seçim, kaygı ve umutsuzluk kavramlarıyla nasıl temellendirdiğini incelemektedir.
Tamamını Oku
Etik ve Ahlâk Felsefesi
Bu makale, etik ve ahlâk kavramlarını felsefi bir ayrım üzerinden ele alarak, ahlâkın pratik ve tarihsel bir değerler sistemi; etiğin ise bu sistemi inceleyen, sorgulayan ve temellendiren eleştirel bir düşünme alanı olduğunu savunmaktadır.
Tamamını Oku
İdeoloji Nedir?
Bu makale, ideoloji kavramını tarihsel ve kavramsal bağlamı içinde ele alarak, ideolojinin yalnızca siyasal bir olgu olmadığını; hedef, değer ve sistematik yöntemler içeren kapsamlı bir düşünce ve yaşam biçimi olduğunu savunmaktadır.
Tamamını Oku
Herkes Öldürür Tanrısını
Bu makale, Tanrı’nın varlığının ontolojik bir ölümden değil; insanın vicdanı ve ahlakı üzerinden yaşanan pratik bir yok oluştan söz ettiğini savunarak, bireysel ve toplumsal düzeyde Tanrı’nın nasıl “öldürüldüğünü” felsefi bir çerçevede ele almaktadır.
Tamamını Oku
Felsefe Nedir?
Bu makale, “Felsefe nedir?” sorusunun doğrudan bir tanım yerine bir düşünme sürecini işaret ettiğini savunarak, felsefeyi hakikati talep eden, kavramlar arasında sınırlar çizen ve arayış hâlinde olmayı merkeze alan bir yaşam pratiği olarak ele almaktadır.
Tamamını Oku
Platon Felsefesinde Tanrı Modeli
Bu makale, Platon’un Tanrı anlayışını yaratıcı bir Tanrı modelinden ziyade düzenleyici ve akli bir ilke olarak ele alarak, Demiurgos kavramının idealar öğretisi, ruh anlayışı ve bilgi teorisiyle olan bütüncül ilişkisini incelemektedir.
Tamamını Oku
Platon'a Göre Adalet Kavramı
Bu makale, Platon’un adalet anlayışını bireyin ruhsal yapısı ile toplumun sınıfsal düzeni arasındaki uyum üzerinden inceleyerek, adaletin “her şeyin kendi yerinde olması” ilkesiyle nasıl temellendirildiğini tartışmaktadır.
Tamamını Oku
Hayatın Bilgeliği - Arthur Schopenhauer
Bu makale, Arthur Schopenhauer’ın Hayatın Bilgeliği yaklaşımı çerçevesinde mutluluk, karakter, yalnızlık ve kendi kendine yetebilme kavramlarını ele alarak, insanın huzur arayışını felsefi bir perspektiften tartışmaktadır.
Tamamını Oku
Albert Camus - Abartılı Düşünceler
Bu makale, insanın bilmediği şeyler karşısında neden abartılı düşünceler geliştirdiğini ele alarak, abartının zayıflıktan değil belirsizliğin doğurduğu güç algısından kaynaklandığını tartışmaktadır.
Tamamını Oku“Tanrı Tekilleri Bilmez” Konusunda Gazâlî’nin İbn Sina’ya İtirazları [2]
Gazâlî’nin, İbn Sina’nın Tanrı’nın tekilleri bilmesi anlayışına yönelttiği eleştiriler; dua, adalet, peygamberlik ve Tanrı’nın bilgi–zaman ilişkisi bağlamında ele alınıyor.
Tamamını OkuTanrı Tekilleri Bilmez; İbn Sina ve Gazali Tartışması [1]
İbn Sina’ya atfedilen “Tanrı tekilleri bilmez” ifadesinin ne anlama geldiği, Tanrı’nın bilgisi, tümel–tekil ayrımı ve bu görüşe Gazâlî’nin yönelttiği itirazlar üzerine kısa bir felsefi değerlendirme.
Tamamını Oku
Erich Fromm’a Göre Din Kavramı
Bu makale, Erich Fromm’un din anlayışını ele alarak, dini Tanrı inancından bağımsız olarak insanın hayatına yön veren değerler ve bağlılık sistemleri çerçevesinde tanımlayan yaklaşımını incelemektedir.
Tamamını Oku
Emile Durkheim’e Göre Din Kavramı
Bu makale, Emile Durkheim’in din anlayışını ele alarak, dinin Tanrı inancından ziyade kutsal–kutsal olmayan ayrımı üzerinden tanımlanan ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayan kolektif bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
Max Weber’e Göre Din Kavramı
Bu makale, Max Weber’in din anlayışını ele alarak, dinin insanın varoluşuna anlam kazandıran ve toplumsal yapıları dönüştüren bir dünya görüşü olarak nasıl işlev gördüğünü incelemektedir.
Tamamını Oku
Karl Marx ve Friedrich Engels’e Göre Din Kavramı
Bu makale, Karl Marx ve Friedrich Engels’in din anlayışını inceleyerek, dini ilahî bir gerçeklikten ziyade toplumsal koşulların ve sınıf ilişkilerinin ürünü olan ideolojik bir yapı olarak ele alan yaklaşımlarını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Sigmund Freud’a Göre Din Kavramı
Bu makale, Sigmund Freud’un din anlayışını psikanalitik kuram çerçevesinde ele alarak, dini insanın çocukluk deneyimlerinden ve bilinçdışı çatışmalarından kaynaklanan kolektif bir nevroz olarak değerlendiren yaklaşımını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Ludwig Feuerbach’e Göre Din Kavramı
Bu makale, Ludwig Feuerbach’ın din anlayışını ele alarak, dini insanın kendi özünü ve ideallerini aşkın bir varlığa yansıtmasının sonucu olarak değerlendiren yaklaşımını analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Kur’an-ı Kerim’e Göre Din Kavramı
Bu makale, Kur’an-ı Kerim’de din kavramının hangi anlam katmanlarıyla kullanıldığını inceleyerek, dinin yalnızca inanç alanıyla sınırlı olmayan, insan hayatını bütünüyle kuşatan ilahî bir sistem olduğunu ortaya koymaktadır.
Tamamını Oku
İslam Literatüründe Din Kavramı
Bu makale, İslam literatüründe din kavramının nasıl tanımlandığını inceleyerek, klasik ve çağdaş Müslüman düşünürlerin din anlayışlarını Kur’an merkezli bir çerçevede değerlendirmektedir.
Tamamını Oku
Batı Literatüründe Din Kavramı
Bu makale, Batı düşüncesinde din kavramının nasıl inşa edildiğini; antropoloji, psikoloji, sosyoloji ve felsefe disiplinleri üzerinden geliştirilen din tanımlarını kavramsal ve eleştirel bir çerçevede analiz etmektedir.
Tamamını Oku
Din ve İdeoloji
Bu makale, ideolojinin ne olduğu ve dinle hangi yapısal özellikleri paylaştığı sorusunu ele alarak, Kur’an’ın hak–bâtıl din ayrımı çerçevesinde ideolojilerin de birer din olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışmaktadır.
Tamamını Oku
Din ve İnanç
Bu metin, din ile inanç arasındaki farkı objektif–subjektif ayrımı üzerinden ele almakta; inancın bireysel, dinin ise sistemsel yönünü Kur’an merkezli kavramsal bir çerçevede tartışmaktadır.
Tamamını Oku
Din Kavramı
Bu makale, “din nedir?” sorusunu Batı ve İslam düşünce gelenekleri üzerinden kavramsal olarak ele almakta; dinin kökeni, işlevi ve anlamını psikolojik, sosyolojik ve teolojik yaklaşımlar ışığında tartışmaktadır.
Tamamını Oku